Çalışma süresinin hesabı, gerek işçinin verimliliğinin ve gerekse doğurduğu maddi haklar açısından çok önemlidir. İşçinin haftada kaç saat çalıştığı, gece çalışmasının süresi, günlük çalışma süresi işveren tarafından dikkatle hesaplanmalıdır.

Çalışma süresi, işçinin çalıştığı iş yerinde geçirdiği süredir. Ancak ara dinlenmeleri iş süresinden sayılmaz. Çalışılmadığı halde iş süresinden sayılan süreler de vardır. Bu bahsedilen, iş süresinden sayılan sürelerde ücret tahakkuk eder. Şu süreler çalışma süresinden sayılır:

  • Madenlerde ocağa inene ve ocaktan çıkana kadar geçen süreler,
  • Yeraltında ve sualtında yapılan işlerde, yeraltında ve sualtında geçen süreler,
  • İşçilerin başka yerde çalıştırılmak üzere gönderilmesi halinde yolda geçen süreler,
  • İşçinin işyerinde, iş görmeye hazır halde geçirdiği ve çalıştırılmadığı süreler,
  • İşçinin, işveren tarafından farklı bir yere iş dışında göndermesi halinde geçen süre,
  • Emziren kadınların, emzirme süreleri,
  • Yol yapımı gibi işlerde işçilerin topluca işin görüleceği yere götürme için geçen süreler.
    • İşverenin sosyal yardım amacıyla, işyerine yaptığı servis bu kapsamda değildir. İşin görüleceği yer sürekli değiyorsa ve işçi götürülüp getiriliyorsa, bu süreler iş süresinden sayılır.

Bizim kanunumuzda haftalık çalışma süresi 45 saatle sınırlandırılmıştır. 45 saat üzerinde yapılan çalışmalar kural olarak fazla çalışma oluşturur. 45 saatin üzerinde çalıştırabilme belirli koşullara ve sürelere bağlanmıştır.

Haftada 45 saatlik süre, aksi kararlaştırılmamışsa çalışılan günlere eşit olarak bölünür. Haftanın bir günü tatildir. Yani 6 gün çalışılan bir işyerinde, günlük çalışma 7.5 saat olacaktır. Eğer Cumartesi günü çalışılıyor ancak, bu günde 4 saat çalışılıyorsa, diğer günler 41’e bölünerek çalışma süresi bulunur.

Tarafların anlaşmasıyla çalışma süresi haftanın günlerine serbestçe dağıtılabilir. Ancak bir günlük çalışma 11 saati aşamaz.

Yeraltı maden işlerinde çalışan işçilerin haftalık yeraltındaki çalışma süresi 36 saat olup, günlük 6 saatten fazla olamaz.

Son zamanlarda Avrupa Birliği’nin istihdam politikaları sebebiyle esneklik kavramı da önem kazanmaya başlamıştır. İşçiyi koruyucu hükümlerin çoğalması, işlerin dış kaynaklara aktarılmasına yol açmıştır. Bu sebeple, aradaki dengeyi kurmak için yeni düzenlemeler gelmiştir. Bizim hukukumuzda buna örnek olarak denkleştirme sistemi vardır.

Taraflar 2 aylık veya toplu iş sözleşmesiyle kararlaştırılmışsa 4 aylık denkleştirme süresi kabul edebilir. Bu denkleştirme süresinde, günde 11 saati aşmamak üzere, işçi haftada 66 saat çalıştırılabilir. Ancak bu denkleştirme süresindeki diğer haftalarda çalışma süresi azaltılmak suretiyle ortalama 45 saat çalışma süresi yine sağlanır. Denkleştirme süresinde 45 saatten fazla çalışma yapıldığında, fazla çalışma ücreti ödenmez.

Aşağıda sayılan hallerde işveren 2 ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. Bu çalışma süreleri fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz.

  • Zorunlu nedenlerle işin durması
  • Ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tatil edilmesi
  • İşçinin talebi ile kendisine izin verilmesi

Telafi çalışması günlük 11 saatlik azami çalışma süresini aşmamak koşulu ile en fazla 3 saat olarak yaptırılabilir. Örneğin zorunlu nedenlerden dolayı işveren işçilerini 1 gün çalıştırmamış ise ve bu işçilerin günlük çalışma süresi 7 saat ise 2 gün 3 saat diğer gün ise 1 saat telafi çalışması yaptırabilir. Ancak işçilerin çalışma süresi günlük 9 saat olsa ve işveren zorunlu nedenlerden dolayı yine işçilerini 1 gün çalıştırmasa, bu durumda işveren 4 gün 2 saat ve 1gün 1 saat olacak şekilde telafi çalışması yapmasını işçilerinden isteyebilir.

İşyerinde çalışan işçilere günlük çalışma saatlerinin başlangıç ve bitiş anları duyurulmalıdır. Ayrıca işin niteliği gereği bu başlangıç ve bitiş anları işçiler için farklı olarak düzenlenebilir.

Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında çalışılan yerin gelenekleri ve işin gereğine göre aşağıdaki süreler asgari olmak üzere ara dinlenmesi (yemek molası, çay, sigara molası vb.) aralıksız olarak verilir:

  • Günlük çalışma süresi dört saat veya daha az ise 15 dakika ara dinlenmesi
  • Günlük çalışma süresi dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az ise (yedi buçuk saat dahil) 30 dakika
  • Günlük çalışma süresi yedi buçuk saatten fazla ise 60 dakika

Ancak yukarıdaki süreler iklim, mevsim, o yerin gelenekleri ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir. Bu süreler işyerinde çalışan işçilere çalıştıkları işin niteliğine göre farklı zamanlarda kullandırılabilir. Bu süreler işçinin günlük çalışma süresine dâhil değildir.

Çalışma hayatında “gece” kavramı en geç 20.00’de başlayıp en erken 06.00’ya kadar geçen süreyi ifade eder ve bu süre her halde en fazla on bir saat süren dönemdir. Ayrıca işçilerin gece çalışması günlük olarak 7,5 saati geçemez.

Günde iki veya üç posta halinde çalıştırılan işçilerden gece çalışması yaptırılanlara en az 11 saat dinlenme zamanı verilmelidir. Bu dinlenme saati verilmeden çalışma yaptırılamaz.

  • Esnek çalışma nedir?

Bilindiği üzere; bundan önce günlük çalışma süresi “7.5” saat, haftalık çalışma ise “45” saat olarak uygulanmaktaydı. 4857 sayılı İş kanunuyla birlikte; işin değişen yoğunluğu dikkate alınarak haftalık “45” saat olan çalışma süresinin bir günde “11” saati aşmamak kaydıyla haftanın günlerine farklı sürelerle dağıtılmasına imkân sağlanmıştır.

“Hesaplanan bu günlük çalışma sürelerinin pratikte ne gibi bir önemi vardır?” sorusunun cevabı, işçi tarafından açılan alacak davalarının en önemli kalemi olan fazla mesai ücreti kalemidir. Yine bu süreler; işçinin günlük çalışma süresinin 11 saati aşmamasını, gece çalışmasının 7,50 saati aşmamasını ve işçiye bir yılda 270 saati aşan fazla çalışma yaptırılmamasını emreden mevzuat hükümleri açısından da önemlidir.

Yürürlükteki; iş mevzuatı gereğince işverenlerin işçilerin çalışma sürelerini uygun araçlarla belgelemek zorundadır. İşverenin ispat yükü ile ilgili herhangi bir şekil şartı düzenlenmiş değildir. Ancak gelişen teknoloji çerçevesinde; elektronik takip sistemlerini iş yerine kurularak işçilerin çalışma süreleri kayıt altına alınabilir. Yine giriş ve çıkış saatlerinin yazıldığı kâğıtların işçiler tarafından imzalanması da belgeleme açısından yeterlidir. Ancak imza alınan kâğıda; işçinin ad soyad, tarih, işe geldiği saat, ara dinlenme süreleri ve işten ayrılış saati ile işçinin imzası mutlaka bulunmalıdır.

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede, yorum ve iletişim formları doldurulurken; sizlerden ad, soyad, mail, telefon ya da adres gibi iletişim bilgileri alınmakta ve çerezler kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz. Çerez Politikası Gizlilik Politikası

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close